Gece ilerlerken elektrikler gelmediği gibi , yeni bir komşu daha da geldi , o da hikayenin geri kalan kısmını dinlemeye başladı , anlatan teyze , bazen duruyor , hatırladıkça , en ufak ayrıntısına kadar anlatmaya başladı.
Genç adam yerde yatan genç kıza yaklaşırken , bir taraftan da , dua okuyordu , Ne kadar güzeldi Ya Rab'bi! dedi kendi kendine , buralarda böyle upuzun saçlı başı açık kadın veya kız yoktu , yabancı olsa gerek diye düşündü .
Kızın otlar içinde kıvranması , onun geldiğini fark etmesiyle durdu , kız korkuyla ona baktı .
"Nasıl geldin bu hale , kimsin , bu dağ başında ne arıyorsun dedi " genç adam .
Kız konuşamadı , açtı ağzını ama konuşamadı yine.. Genç adam kızın yarasına baktı , boğazında bir yara vardı , çebinden , karısının verdiği mendili , çıkarıp , kızın boğazına sardı . Ne yapacağını bilemedi , onuda şehre götürse jandarmaya teslim eder , otobüse yetişebilirmiydi , haftada bir otobüs kalkıyordu ve onu kaçırırsa bir hafta beklemek zorunda kalacaktı . Kız yerinden kalkamadı , kalkacak gibi de değildi . Onu sırtına aldı ve aşağı doğru gitmeye başladılar , hava aydınlamaya başlarken , uzaktan bir minare göründü , genç adam patika yollarda giderken yorulmaya başlamıştı . Kızı bir ağacın altına bırakıp , dereden su alıp ona içirmek için belinde ki matarayı , aldı . Su doldururken sabah namazı geldi aklına , hemen abdest aldı . Kızın yanına gidince kızı yerinde bulamadı . Kızın yerinde ona taktığı mendil ve yılan kabuğu vardı . Kız gitmiş mi idi , etrafa bakındı yoktu . Mendili alırken yılan kabuğunu da mendilin içine sakladı .
Namaza durdu , sabah namazını eda edip yola koyuldu . Genç adam hızlı koşar adımlarla , otobüsüne yetişti . Hava aydınlanmış otobüse binip gurbete yola çıkmıştı , kış gelmeden para kazanıp , geri gelmesi gerekiyordu . Genç adam gurbette işçilik , marangozluk bazende imamlık yaptı , epey bir süre sonra para kazanıp , evine geri dönmeye karar vermiş , aylarca gurbette çalışmış karısına arada gönderdiği mektuplarla haberleşmiş. Hediyeler almış , kışlık erzak birde yükü taşıması için at almıştı . Dağa çıkarken hava aydınlıktı ama yükü ve yokuşun yüzünden geceye kalmışlar . Akşam namazını kılıp tekrar ormanın içinden patika yolların , derelerin içinden geçerken , aklına o yaralı kız gelmiş . Kızın kaybolduğu yerden geçerken , çok acayip bir şey oldu... Birden bir kalabalık gurup , onu ve atını çepeçevre sarmışlar . Ne oluyor demeden onları başka bir yere götürmeye başladılar . Genç hafız şaşkın şaşkın , onlara baktı , buralardan değildi bu insanlar , giyinişleri , yüzleri çok değişikti . BÖLÜM __3__
Genç adam yerde yatan genç kıza yaklaşırken , bir taraftan da , dua okuyordu , Ne kadar güzeldi Ya Rab'bi! dedi kendi kendine , buralarda böyle upuzun saçlı başı açık kadın veya kız yoktu , yabancı olsa gerek diye düşündü .
Kızın otlar içinde kıvranması , onun geldiğini fark etmesiyle durdu , kız korkuyla ona baktı .
"Nasıl geldin bu hale , kimsin , bu dağ başında ne arıyorsun dedi " genç adam .
Kız konuşamadı , açtı ağzını ama konuşamadı yine.. Genç adam kızın yarasına baktı , boğazında bir yara vardı , çebinden , karısının verdiği mendili , çıkarıp , kızın boğazına sardı . Ne yapacağını bilemedi , onuda şehre götürse jandarmaya teslim eder , otobüse yetişebilirmiydi , haftada bir otobüs kalkıyordu ve onu kaçırırsa bir hafta beklemek zorunda kalacaktı . Kız yerinden kalkamadı , kalkacak gibi de değildi . Onu sırtına aldı ve aşağı doğru gitmeye başladılar , hava aydınlamaya başlarken , uzaktan bir minare göründü , genç adam patika yollarda giderken yorulmaya başlamıştı . Kızı bir ağacın altına bırakıp , dereden su alıp ona içirmek için belinde ki matarayı , aldı . Su doldururken sabah namazı geldi aklına , hemen abdest aldı . Kızın yanına gidince kızı yerinde bulamadı . Kızın yerinde ona taktığı mendil ve yılan kabuğu vardı . Kız gitmiş mi idi , etrafa bakındı yoktu . Mendili alırken yılan kabuğunu da mendilin içine sakladı .
Namaza durdu , sabah namazını eda edip yola koyuldu . Genç adam hızlı koşar adımlarla , otobüsüne yetişti . Hava aydınlanmış otobüse binip gurbete yola çıkmıştı , kış gelmeden para kazanıp , geri gelmesi gerekiyordu . Genç adam gurbette işçilik , marangozluk bazende imamlık yaptı , epey bir süre sonra para kazanıp , evine geri dönmeye karar vermiş , aylarca gurbette çalışmış karısına arada gönderdiği mektuplarla haberleşmiş. Hediyeler almış , kışlık erzak birde yükü taşıması için at almıştı . Dağa çıkarken hava aydınlıktı ama yükü ve yokuşun yüzünden geceye kalmışlar . Akşam namazını kılıp tekrar ormanın içinden patika yolların , derelerin içinden geçerken , aklına o yaralı kız gelmiş . Kızın kaybolduğu yerden geçerken , çok acayip bir şey oldu... Birden bir kalabalık gurup , onu ve atını çepeçevre sarmışlar . Ne oluyor demeden onları başka bir yere götürmeye başladılar . Genç hafız şaşkın şaşkın , onlara baktı , buralardan değildi bu insanlar , giyinişleri , yüzleri çok değişikti . BÖLÜM __3__

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder